SAVUNMASIZDAN YANA

Written by:

İnsan nefreti yüksek sesle ilan edilen bir duygu değildir. İçte birikir. Gördükçe, şahit oldukça, sustukça koyulaşır. Çünkü insan, sahip olduğu dili merhamet için değil; çoğu zaman örtmek, eğip bükmek ve kendini aklamak için kullanır.

Hayvanlar ise tam tersine, sessizlikleriyle çıplaktır. Ağızları vardır ama kelimeleri yoktur. Dert anlatamazlar. Belki de bu yüzden acıları daha gerçektir. İnsan, anlatabildiği için acısını bile pazarlık konusu yapar. Hayvan ise yaşar, katlanır, susar. Bu suskunluk, insanın tüm uzun cümlelerinden daha ağırdır.

Biz, koca koca sofralarda doymayı bilmeyen bir türüz. Tabağımız doluyken bile gözümüz başkasının lokmasında. Onlarsa, başlarını eğerek minicik kaplardan hayata tutunuyor. İhtiyaç ile açgözlülük arasındaki fark, en net orada görünür. İnsan boğulurcasına yer, hayvan hayatta kalacak kadar.

Sokak, hayvanlar için bir tercih değil, zorunluluktur. Karın yağması, yağmurun bardaktan boşanırcasına dökülmesi, evlerinde sıcacık oturanlar için, iş yerlerinde story atan bizler için keyiflidir. Onlar için üşümek, yaralanmak ve aç kalmaktır. Çoğu zaman bakanları yoktur. İnsansa, konforunu bir anlığına bozacak her şeye sırtını dönecek kadar ustadır. Görmemeyi seçmek, görüp üzülmekten daha kolaydır çünkü.

Bazen biri çıkar, sokaktaki bir can için küçük bir barınak yapar. Sığınsın, ısınsın, hayatta kalsın diye. Ve ertesi gün o barınak parçalanmış olur. Mesele, bir canın biraz olsun nefes alabilmesine duyulan tahammülsüzlüktür. İnsan, başkasının iyiliğine bile düşman olabilen tek varlıktır.

Hayvan sevgisi, romantik bir zaaf değil; ahlaki bir duruştur.

İnsanlardan uzaklaşmak da bir kaçış değil; fark ediştir. Çünkü hayvanlar kötülük bilmez, insanlarsa kötülüğü sıradanlaştırır. En ürkütücü olanı da budur.

Belki de insanlardan nefret etmiyoruz. Belki sadece bu kadar zalimliğe rağmen, hala ”normalmiş gibi” davranabilen insanlardan tiksiniyoruz.

Ve belki de bu yüzden, kalbi olan herkesin yolu bir noktada hayvanlara çıkıyor. Çünkü insanlık, çoğu zaman insanlarda bulunmuyor.

Merhameti lüks, duyarsızlığı norm sayan bir düzene ait hissetmiyoruz.

Yorum bırakın

Previous: