KEŞKELER MEZARLIKTA BÜYÜR

Written by:

Sevgi varken susuyoruz, kaybedince ağlıyoruz.

Sevdiklerimize karşı, ölümü yok sayarak ya da unutarak yaşıyoruz ya… Ölüm, hıncını her an bizden alabilir, farkında değiliz.

Fazla gururluyuz, fazla haklıyız, kendimizden asla ama asla ödün vermeyiz, sinirliyiz, gerginiz ve her zaman kendimizi koruma kalkanımız var.

Bunlar, kendimizin iyiliği için kötü şeyler olmayabilir ama bazen dozu biraz fazla kaçırıyor değil miyiz sizce de?

Unutuyoruz işte. “Ben, gururumdan asla ödün vermem” derken, bir gün, bir anda hayat değişip de, sevdiğimiz herhangi bir insanın mezarının başında keşkelerle parçalanabileceğimizi UNUTUYORUZ.

Hani şu, burnundan kıl aldırmayan hallerimiz var ya, sarılmayı, güzel konuşmayı utanç sanan hallerimiz ya da, abartıya kaçan triplerimiz, uzayıp giden küslüklerimiz, bunları hep sevdiğimiz insanlara yapıyoruz. Asıl yapmamamız gereken kişilerken. Neden? Kendimizce, ders vermek için.

İnsanoğlu kendini öyle bir yüceleştiriyor ve öylesine kendine tapıyor ki, “ders vermeye” kalkışıyor. Hayatın, bize vereceği dersleri yine unutuyor.

İnsanız. Etten, kemikten, doğan, yaşayan, ölen, giden varlıklarız işte. Sahip olduğumuz kibir, bize sunulan hayat süresinin belki de on katı. Güzel duygulara sahipken, ne kadar çok kötü duyguları ön plana atarak yaşıyoruz. Sevgiyi gösterme konusunda ne kadar cimriyiz. Konu, öfke ve küskünlüğe gelince bir o kadar da cömertiz. Sevdiklerimize ha. Seviyor olduğumuz tüm şahıslara yapıyoruz bunu. Aile, dost, arkadaş, eş, çocuk, kardeş, kimse… İşte, sonra bir gün ağlayacağımızdan çok çok daha fazla gözyaşı dökmemek için, pişmanlığın altında ezilmemek için, yapmayın yahu. İlla birini kendinizce cezalandıracaksanız, sevmediklerinizi cezalandırın.

Hadi siz değer bildiniz vs. fakat karşı taraf hâla kibirli, hâla hatalı diyelim. Bırakın, olsun. Siz, kendi güzel duygularınıza küçük bir çocuğa sahip çıkar gibi sahip çıkın.

Karşılıksız mı kalıyor mesela, sizin güzel duygularınız? Bırakın, kalsın. Siz, sadece, güzel duygulara sahip olarak yaşayın gidin o zaman. Madem vâr içinizde. Öfkeyle, kinle, nefretle, bedduayla kirletmeyin. Siz pişman olmayın.

Hala teni sıcaksa eğer, verdiğiniz çiçek yetişir.

Taşa çiçek ekemezsiniz.

Yorum bırakın

Latest Articles

Previous:
Next: